YALAN VE İFTİRALARLA KİMSE BİR YERE VARAMAZ!

YALAN VE İFTİRALARLA KİMSE BİR YERE VARAMAZ!

Mesajgönderen GAH Editör » 31 May 2010, 21:24

Resim
www.gencalevilerharekati.eu / yola_durus@yahoo.de
__________________________________________________________________________________________________

YALAN VE İFTİRALARLA KİMSE BİR YERE VARAMAZ!

12 Haziran’da “Dersim adına iki festival” yapılacak. Festivallerden birisini, “Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu” düzenliyor. Bir diğerini ise, “Demokratik Alevi Federasyonu” ile “Dersim Gesellschaft Für Winderaubau ” birlikte düzenliyor.
Festivallerin aynı günde yapılması, hiçbir açıdan doğru olan birşey değildir! Doğru olmadığı gibi, bu “parçalı manzara” Dersim halkının birliğine ve haklı davasına zarar veriyor!
Peki, bu “parçalı manzara” nın oluşmasının sorumlusu kimdir? Bu suruya cevap vermeden önce, Haydar Işık isimli yazarın, ‘Yeni Özgür Politika Gazetesi’nde ki köşesinde, festivaller ile ilgili yazdıklarına bir bakalım.

“ DERSİM FESTİVALİ, 11- 12. Haziran günleri Rüsseslheim’de görkemli tarzda, Dersim değerlerine yaraşır şekilde yapılacaktır. Kendisini Dersim değerlerine bağlı gören Kürt Kızılbaşı Dersimliler ve Kürdistan’ın sadık yurtsever Kürt insanı; dostları Türk, Ermeni, Asuri- Süryanisi gerçek Dersim Festivalinin yapılacağı Rüsselsheim’e geleceklerdir. Rüsselsheim’de Dersim Festivali yapılıyor. Diğer tarafta yapılan ise, adı “ Dersim” olsa bile devletçi Kemalist “ Tunceli Festivalidir.” „ ( Yeni Özgür Politika 28 Mayıs 2010 )

Haydar Işık, bu yazdıklarıyla, Festivallerin aynı gün de yapılmasının kendilerinden kaynaklandığını, yani bu durumun sorumlusun kendi kurumları olduğunu, çok açık ve anlaşılır bir dille ortaya koyuyor! Çünkü yazara ve bağlı olduğu kurumlara göre; “Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu” tarafından, Gladbeck’te düzenlenen “Dersim Kültür Festivali”, “devletçi ve Kemalist Tunceli Festivalidir”. Bu bakış açısından hareket edilerek aynı gün festival yapılıyor. Amaç bellidir. Amaç; “Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu” tarafından düzenlenen festivali boşa çıkarmaktır. Söylenen yalanların, atılan iftiraların nedeni de budur!

Bu Bakış Açısında Dostluk Yoktur!
Haydar Işık, Dersim derneklerine “düşmanca” saldırıyor. Dersim derneklerini devletçi ve Kamalist olduklarını söylemek, yalandan ve iftiradan başka birşey değildir! Ayını şey, festival içinde geçerlidir! Yazarın ardarda sıraladığı bu yalan ve iftiraların altında; yazarın Dersim derneklerine karşı duyduğu milliyetçilik kaynaklı bir “düşmanlık“ vardır! Bu söylediğimizin yalın bir gerçek olduğunu yazarın kendisinden dinleyelim.

“ Kendini Kürt görmeyen bir grup Dersim adını kullanarak başka bir festival yapıyor… Festivalin baş oyuncusu genelbaşkan… Türkmen olduğunu söyleyen biridir… Türkmen ise Dersim adını kullanması doğru değildir. Mesele Tunceli festivalı yapsa yine sözümüz olmaz. Ancak ısrarla Kürt olmadığını söyleyenler hangi hak ve hukukla Dersim adını kullanıyor, akıl almaz bir iştir. Devlet kaynaklı propaganda bu kesim içinde taban bulmuş olmalı ki, her türlü ahlak kuralını sollayan tarzda bir de mağdur rölüne bürünüyorlar… Genelbaşkan Akşehir Türkmeni olduğuna göre, neden Akşehir festivali yapmıyor…“(Yeni Özgür politika 28 Mayıs 2010)

Görüldüğü gibi, Haydar Işık kendilerini Kürt olarak görmeyenlerin Dersimli olmadıklarını ve Dersim adına birşey yapmamaları gerektiğini söylüyor.

Olur Haydar Işık olur! Biraz ne söyledğini bilerek konuş!Kimin Desimli olup olmadığına ve Dersim adına ne yapıp yapmayacağına sen karar veremezsin!
Durmadan saldırı ve karalama içerikli yazılar yazan bir yazardır Haydar Işık. O’nu Dersim derneklerine ve bu derneklerde Dersim için çok olumlu şeyler yapan, onurlu ve şerefli insanlara “düşmanca saldırtan“ en temel şey, kendi yazısından aktardığımız milliyetçi bakış açısıdır. Aleviliğe, Alevilere ve Alevi hareketine yaklaşımı da bu temeldedir.
“Avrupa Dersim Dernkleri Federasyonu“ Genel Başkanına yönelik söylediği sözler, Haydar Işık’ın Dersim Kızılbaş Alevi inancından, yolundan ne kadar koptuğunu ve uzaklaştığını gösteren bir aynadır. Varsayalım ki Federasyon Başkanı Türkmen, ne var bunda? Dersim davasına ve Dersim halkının sorunlarına sahip çıkan bir insanı,Türkmen veya başka bir etnik kimliğe mensup olduğu için başkan yapmamak ırkçılıktır!

Kemal Pir ve Hakkı Karer Kürt değillerdi. Ama bilindiği gibi, Kürt halkının mücadelesine önderlik ettiler ve bu uğurda şehit düştüler. Mazlum Kürt halkı, onları kendi öz evlatları gibi sahiplenip bağrına bastı. Haydar Işık buna ne diyor? Yoksa hem Kürt halkı hem de Kemal ve Hakkı yanlış mı yaptılar?
“ Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu“, Dersim’e ve düzenlediği festivale yönelik bakın neler söylüyor.

“ Dersim’liler Dostlarını yanına alarak… Munzur olup Gladbeck’e Akacak…
İnsanlık bahçesinin nadir bir çiçeğidir Dersim… Dersim bir çok kavime, medeniyete, ve inanca beşiklik etmiş bir kaledir. Düzgün Bava, Xızır, Munzur Bava, Anafatma, Buyere “ Jiar u Diyar “ topraklarını mekan eyledi. Buradan yükselttiler yetmiş iki milletin türküsünü. Kendisine has kousu ile insanlık bahçesinde nadide bir çiçektir Dersim. Burada pekişti igrar u iman. Dersim’ de yazıldı zulme karşı direniş.“
… Barajlar ikinci bir 38 dir. Ayağı kalkan bizler, Munzurun önüne çekilmek istenen bentleri yıkmak için yürümek zorundayız. Bilirizki Dersim bizim kutsal toprağımızdır. Onun yok edilmesi, bizlerin yetim kalması demektir… Yok edilmek istenen dilimiz, bizim kişiliğimizdir. Dilimize sahip çıktık çıkmaya devam edeceğiz… Dili yok olan dilsizdir, kültürü yok olan çıplaktır, tarihi yok olan ölür, doğası yok olan bi vatandır… İşte bundandır ki bizler, adımlarımızı büyüttük yürüyoruz. Bu yürüyüşümüzde siz Dersim’liler ile bütün dostlarımızla birlikte omuz omuza, yan yana olmaya karalıyız…
12 Haziran’da Dersimlilerin büyük buluşması var, Dersimlilerin düğünü var… Avrupa’da bir günlüğüne Dersimi yaşamak için gelin… Kardeşliği, birlik ve beraberliği güçlendürmek için, Dersim’in sesini dünyaya duyurmak için gelin. „

‘Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu’nun festival bildirisinden yaptığımız bu alıntı, Haydar Işık’ın festival’a ve federasyon’a yönelik yazdıklarının yalan, karalama ve iftiradan başka bir şey olmadığını gösteren bir belgedir. 12 Haziran’da bu belgeyi on binlerce can çıplak gözlerle görecektir!

ALEVİ HAREKETİ’Nİ VE ÖNDERLERİNİ KARALAMAKTAN VAZGEÇİN!
Haydar Işık, kurum adına konuşan bir insandır. Kürt Özgürlük Hareketi’ne yakın duran bir gazetenin yazarıdır. Yazdığı ve konuştuğu herşey, kendisiyle birlikte adına konuştuğu kurumu ve köşe yazarlığı yaptığı gazeteyi de bağlar.
Alevi Hareketi’nin Kürt halkının mücadelesine bakışı bellidir. Dostça bir yaklaşımı vardır! Bu görülen ve bilinen bir gerçektir. Fakat ne yazık ki, aynı yaklaşımı dostlarımızdan göremiyoruz. Çünkü değişik dönemlerde ve değişik biçimlerde, Alevi hareketine yönelik karalama kanpanıyaları açılıyor. Aslı astarı olmayan suçlamalarla hareket ve önderleri karalanıyor. Bu durum Kürt halkının mücadelesine zarar verdiği gibi, mazlumların birliğinede zarar veriyor! Ancak zalimlerin işine yarıyor, onları sevindiriyor!
Sözünü ettiğimiz saldırı ve karalamaların en son örneği, Haydar Işık’ın “Yeni Özgür Politika“da, AABF’ye ve Başkanı Turgut Öker’e yönelik yazdıklarıdır.
AABF, bağımsız ve kendi ayakları üzerinde duran bir alevi kurumudur. Kendi kararlarını kendisi alır. Yöneticilerinin hangi etkinliklerde konuşacağına kendisi karar verir. Politikalarını ve ittifak kuracağı kesimleri kendisi belirler. Başka kurum ve kuruluşların isteğine göre hareket etmez! Herkes, AABF’nin bu bağımsız ve onurlu duruşunu bilmektedir.
Turgut Öker, Alevi Hareketi’nin en kitlesel, en demokratik ve en direngen kurumu olan AABF’in Başkanıdır. Bu kurumumuza ve Başkanına yapılan her türlü saldırı; aynı zamanda halkımıza, yolumuza ve inancımıza yapılmış olan bir saldırıdır. Çok iyi bilinsin ki ; Genç Aleviler Hareketi, bu saldırıların karşısında Pir Sultan’ca duracaktır!
Turgut Öker’in, “Avrupa Dersim Dernekleri Federasyon“ tarafından, Gladbeck’te düzenlenen Dersim kültür festivalinde konuşmacı olmasını içine sindiremeyen Haydar Işık, bakın ne tür demagojiler yapıyor;
“ Turgut Öker AABF Başkanıdır. AABF’ye bağlı birçok Alevi dergahında Kemal Atatürk posterleri asılıdır. Bu tavırlarıyla Atatürkçü bir görünüm veren Turgut Öker, bu Tunceli festivalini destekliyor. Mustafa Kemal’in posterlerinin asıldığı dernek ve sözde dergahlar, ancak Kemalist festival yapar. Kürt halkını inkar edenlerin yapacakları festivalin foyası düşmüştür. Artık kimin nerede olduğu iyi bilinmektedir…“ ( Yeni Özgür Politika 28 Mayıs 2010)
Haydar Işık, AABF’nin Kürt halkını inkar etmediğini çok iyi biliyor. Peki bildiği bir konuda niye yalan söylüyor? Ya da ona bu yalanı söyleten en temel şeyler nelerdir?

1) AABF’nin bağımsız bir alevi örgütlenmesi olmasıdır.
2) İlkelerinden ve duruşundan taviz vermemesidir.
3) Kitlesel bir güç olmasıdır.
4) Örgütsel birliğini korumasıdır.
5) Alevilik anlayışıdır.
6) Yol kardeşlerimizin kurdukları Dersim Dernekleri ile kardeşce bir ilişki sürdürmesidir.


Atatürk posterleri ve Kamalizm temelli suçlamaların ana nedeni de bunlardır. Bu saldırılar yeni değildir. Benzeri saldırlar geçmişte de yapıldı. Haydar Işkı’ın AABF’ye ve AABF Başkanı Turgut Ökere yönelik söylediği sözlerin altında yatan gerçek nedenlerin daha iyi görülüp anlaşılması için, AABF’nin geçmişte yapılan saldırı ve karalamalarla ilgili yayınladığı bir bildiriden alıntı yapalım.
“ Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF), Alevi hareketinin önemli bir parçası olarak kendi ayakları üzerinde, bağımsız demokratik bir örgütlenme çizgisinde hızla yükseliyor. Haklı “ yol“ umuzu yükseltmek ve taleplerimizi gerçekleştirmek için yoğun bir çaba gösteriyoruz. “ Alevi hareketinin güçlenmesinden bir çok çevre ciddi rahatsızlıklar duyuyor, bu rahatsızlıklarını politik eleştiriler yerine, çamur atmada, yalanlar uydurmada, Hareketi kendi içinde bölmeye çalışmada gösteriyorlar.
Bu yöntemleri biz dün de biliyorduk, bugün de biliyoruz. Yöntem aynı kalıyor, isimler değişiyor. Yazdıklarımıza, açıklamalarımıza politik düzeyde söyleyecek lafı olmaynlar çözümü yalanda, çamur atmada arıyorlar. Bunun en son örneği, “ Hızır Paşa ve Reyber olmaya özenmeyin “ başliğı ile“ Kürdistan Aleviler Birliği “ yaptı. Gerçeklerle hiç bir bağlantısını kuramayacakları, ispatlayamayacakları bir dolu küfürü arka arkaya dizerek, nereden ve nasıl aldıkları oldukça şüpe uyandıran bilgilerle AABF Yönetim Kurulu nezlinde federasyonmuza saldırıyorlar, bizleri isim isim hem ihbar ediyorlar, hemde tehdit ediyorlar hem de hedef gösteriyorlar…“
( 21 Mayıs 1995. Yolumuz Pir Sultan’ın Yoludur! Başlıklı bildiri. AABF Genel Yönetim Kurulu)
Herşey işte bu kadar açık. Haydar Işık, bu geleneğın temsilcisidir.Temsilcisi olduğu gelenek adına konuşuyor, çamur atıyor, saldırıyor!
Bir kez daha süylüyoruz; bu yalanlar, iftiralar ve karalama kampanyaları mazlumların birliğine zarar veriyor! Mazlum Kürt halkının dostlarını çoğaltmaya ihtiyacı var! Ateş altında olan bir halkın davasına zarar verecek söylemlerden, yaklaşımlardan, tutum ve davranışlardan uzak durun! Alevi hareketi, Kürt halkının düşmanı değil; dostudur! Dostlarınıza, dost gibi bakın, dostca yaklaşın!

Dersim, Kızılbaş Aleviliğin şah damarıdır! 12 Haziran’da yol kardeşlerimizin yanında olalım! Munzur olup Gladbeck’e akalım!


YAŞASIN BAĞIMSIZ ALEVİ HAREKETİ!
YAŞASIN ALEVİLERİN ÖRGÜTLÜ BİRLİĞİ!


GAH
GENÇ ALEVİLER HAREKETİ
GAH Editör
Site Admin
 
Mesajlar: 45
Kayıt: 12 Oca 2009, 08:54

Re: YALAN VE İFTİRALARLA KİMSE BİR YERE VARAMAZ!

Mesajgönderen Mehmet » 05 Tem 2010, 00:08

levi Gencler varmi?
Mehmet
 


Dön GAH Forum

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir

cron