Makale yazari: GAH Tarih, gün ve saat : 05. Mart 2006 23:14:
AABF-10- OLAGAN KONGRESI VE DIYANETIN ALEVILERE BULASTIRMAYA CALISTIGI KANGREN HASTALIGI
25-26 02.2006 Tarihinde AABF 10.olagan kongresinde tamamen demokratik kültür geregi iki ayri iki ayri düsünce olarak yaristilar.
Bu yarisma Alevi Toplumunun ne kadar demokratik olgunluga sahip oldugunu gösterdi,ki iki günlük secim süresi icinde her hangi bir taskinliga ve tatsizliga mahal verilmedi.
Bu sonuc hem yasadigimiz ülkedeki toplumlar acisindan iyi bir örnek teskil ederken Alevi Toplumunda büyük bir Demokrasi sinavi vermis oldugunu gördük.
Iki listeden birisi kendisini "islam icinde" gören bir gurup %20 gibi bir destekle agir bir yenilgi olarak yönetime 3 oy farkla 12 kisilik listede yanlizca 1 kisi kazanabildi.
ikinci liste %80 gibi ezici bir cogunlukla kazanarak 11 kisiyi listeye sokmakla birlikte,Denetleme ve disiplin kurulunda tamamen kendi listesinden cikardi. uzun zamandir gündemimizi mesgul eden "islam ici islam disi" tartismalari kongrede Alevilerin büyük cogunlugu kendilerini islam disi olarak ifade eden net bir görüs etrafinda birleserek "islam ici islam" disi tartismalarina,da son noktayi koydular.
AABF.kongresinde AABK,na bagli Bagli Federasyon Baskanlarinin AABF Genel Baskani Turgut Öker`e verdikleri destegi kongre salonundaki Delege ve Konuklarin bu konusmalar sonunda Alevi Federasyonlari baskanlarini dakikalarca alkislamalari dogrusu unutulmuyacak bir mutluluk tablosuydu. Bu mutluluk tablosunu Genc Aleviler olarak hafizalarimizda silinmiyecek sekilde canli olarak tasiyacagiz.
"28.02.2006. Tarihinde Diyanet Baskanliginin bir bildirisini alevi yol internet sitesinde Alevilik "islamin icindedir" Resmi aciklamasini ögrenmis bulunuyoruz.
Dogrusu bu aciklama cok düsündürücü oldugu gibi kabul edilir bir anlayis türü,de degildir.
Diyanetin Devletin bir kurumu oldugunu göz önüne aldigimizda bize bir nevi kararname niteligindeki anti Demokratik Dikte olarak Alevilik "islamin icindedir"sartini zorla dayattigina sahit oluyoruz.
Anti demokratik cag disi bu düsünce tipik bir türkiye cumhuriyetinin 85 yillik tarihinin Aleviler üzerinde oynadigi oyunun devamidir.
unutulmasinki o eski Alevi toplumu eski Alevi Toplumu degildir.
Dar sinirlar icine hapsedilen kendi disindaki kararlarin hic birine kulak asmiyacak kadar kendi örgütlülügünü gelistirmistir.
Alvilerin kendi iradesini temsil eden kurumlari vardir artik.
Dolayisiyla Aleviler hakinda Devletin ve diyanetin verecegi karar baglayici degildir.
"Diyanetin yayinladigi bildirinin 10. Madesinde söyle denilmektedir.
"Diyanet"Alevilik islamin icindedir" hic kimse Aleviligi "islamin disinda" farkli bir Din ve inanc olarak göstermeye kalkmamalidir.
"Hic kimse" sözcügünü ele alip inceleyecek olursak, Burada Alevilerin kendi haklari üzerinde hic bir yetki ve karar sahibi olmadigina tanik oluyoruz.
cünkü sözüm ona laik devletin kurumu olan Diyanet baskanligi Aleviler adina yetkili ve karar sahibi kendini görmektedir.
Oysaki cagdas bir anlayis Alevilerin kendi iradelerini temsil, kurum ve kuruluslari, tarafindan ifade etmesi gerekir.
Diyanetin burdaki anlayisi cag disi anti demokratik bir anlayistir.
"Diyanet"Bin yillik tarihin sözlü ve gelenegi acik sahididir.
"Bin yillik" bin yillik söylem ne anlama geliyor?
Bin yildir "islam anlayisina göre zaten varligimiz Kafir,Rafizi, Mum söndü gibi terimlerle aciklaniyordu.Aleviler bin yildir buna sahit oluyor.
Yasal statülere göre varligimiz icin bir yasal teminat yoktu ve ilegaldik.
Alevi toplumunun ibadet yeri olan Cem evlerimiz olmadigi gibi köy odalarinda gizlice ibadetlerimizi yaparken "Jandarma" baskinlarina karsi nöbetci gözcüler vardi,bin yildir sahit oldugumuz bir gercekte budur..
"Diyanet"Her Dinin icinde farkli düsünce,yorum mesep ve inanislarin varligi tabii bir durumdur.
Bu sözü irdeledigimizde bakiyoruzki Avrupa devletlerinde farkli mesepler ve inanislartabii kabul edilirken, farkli bir inanisin varligi, diyer bir dine sorulmuyor.
Farkli olan bir din ve inanis kendi ibadethanelerinde kendini ifade ediyor.
Buna örnek olarak Evangelium ve Katolik cemaatlaridir. Bunlarin üst kurumu olan bir diyanet denen kurumu yoktur.
Onun icin Evangelium dini farkliligini Katoliklere sormaz Katoliklerde Evangeliuma söyle inanacaksin diye bir zorlamada bulunmaz.
"Diyanet"Ancak Din icinde ortaya cikan farkli yorum ve uygulamalarin farkli bir din gibi algilanmasina yol acacak tavir düsünce tartismalardan uzak olmak.
Pardon, farkliliklarimizi ortaya koymak icin tavir ve düsünce tartismalarda uzak olmamiz gerekirmis.
Neden farkliligimizi ortaya koyup kendimizi ifade edemiyoruz.da diyanete danisacakmisiz.
Diyanet,aman ha uzak olun, sakin ha sakin kendinizi tarif edecek tartismalardan uzak durun. Biz sizi görmek istedigimiz gibi zaten tarif ediyoruz.Iste size "uygar" anlayis..
"Diyanet"Diyalogu öncelikli olarak dine inananlar arasinda baslatmak ve ortak paydayi güclendirmek, hem insanlarimizin huzur ve mutlulugu hemde ülkemiz ve milletimizin gelecegi icin hayati bir önem arz etmektedir
Her seyden önce biz Ayni din kavramini kabul etmiyoruz,kabul etmedigimiz gibi Tanri anlayisimiz islamin Tanri anlayisindan cok farklidir.
Alevilikte,Insan Tanridir,Tanri Ise Ölümsüz Bir Insandir.
Alevi felsefesi insani tanri katina cikarirken tanriyida insan sevyesine indirir.
Büyük insan Nesimi`nin Dedigi gibi "Gah cikarim gök yüzüne seyreylerim alemi, Gah inerim yer yüzüne alem seyreyler beni"
Islamda ise tanrinin cinsiyeti bile belli olurken yeri ise yedi kat gögün üzerindeki arsta tekenin sirtidir.
"Diyanet" Islam ici farkli yorumlari farkli dinler gibi gösterme cabalarinin uluslar arasi siyasetin parcasi haline gelmesi ise topyekün huzur ve bütünlügümüzü hedef alan tehlikedir.
Peki huzuru bozan neden,bir inanisi diyer inanis gibi göstermekmi, yoksa o inanisi oldugu gubi kendisine ifade ettirmekmi.
yüz yillardir Alevi sunni catismasinin altindaki yatan neden,Alevinin sunni sayilmasi, Alevi köylerine cami yapilmasi,Alevi cocuklarina zorlan inanmadiklari bir dinin dersini ögretilmesi degilmi.
Alevilerin ve Müslümanlarin huzursuzluguna neden olan tek sebep alevilerin yüz yillardir inanclarini özgürce ifade edememsidir.
Eger Alevilerin kendi inanclarini özgürce ifade etmelerini yasalarla güvence saglamis olsalardi huzursuzluk diye bir sey sözkonusu olmiyacakti.
Aleviler inanclarini özgürce ifade etmedikleri sürece toplumsal olarak huzur icinde olacagimizida beklemek inandirici olmiyacaktir.
Genc Aleviler Hareketi,,,GAH,,.
