Makale yazari: Hidir Yergezen Tarih, gün ve saat : 04. Mart 2006 17:10:
Dünya emekci kadinlar gününde "Kybele" Anadolu alevi inancindaki özünü yitirmeden yasamaya devam etmekte.
Alevilerin Kabe’side Kible’side insandir.
Ellerin kabesi var , benim kabem insandir
Kuran’da kurtaranda insan oglu insandir.
Neden alevilerin kabesi ve kiblesi insandir.Bunun asli nedir?
Bu sorularin cevabini bulabilmek icin ilkcag inanclarinda biraz gezinmek yeterlidir. Kiblenin ana kaynagi Anadolu’dur.
Alevi Bektasi siirlerinde ve deyimlerinde de cokca gecen bu kible sözü, Kabe istikametine dogru islam kaynakli ibadet sekli gibi gözüküyorsa da asli öyle degildir. Ana kaynak ilkcag Anadolu inancidir. Islam inancinda kutsallastirilip islamin kaynagi gibi gösterilmesi bu kavramin hipoteklestirilerek aslindan uzaklastirilmasindan baska bir sey degildir.
Kible sözu islamiyetle birlikte baslamamistir.Arapca kökenli bir kelime de degildir.
Kible kimdir, nedir?
Ilkcagda eski bir Anadolu devleti olan Bergama dininde, dilinde bu sözün karsiligi Kübele’dir. Hitit’ler buna Kubaba derlerdi. Kybele tanrilar tanricasidir. Latin dilinde „Magna mater- Yüce ana“ yada „Mater divum- tanrilar anasi“ derlerdi.Baska bir adi da „magna mater divum ideae“dir. Idadagli tanrilarin yüce anasi, demektir. Bizim Ida daginda, simdi kaz dagi dedigimiz yerde otururdu. Grekler buna Rhea derlerdi. Buda gene Anadolu dillerinden cikma bir sözdür.
Kübele o caglarin inanclarina göre, tanrilari besleyen yeryüzüne getiren, doguran bir ana- tanricadir. Gögüslerinden dirilik fiskirir. Gökten inmistir. Kara bir tas ile yansitilir.Nerede olursa olsun bütün öteki tanrilar, insanlar yüzlerini ona dönerler. Böylece cevresinde ücyüz altmis derecelik bir daire ortaya cikar.
Yeryüzüne bolluk veren, dogumlarin verimliligini saglayan bu tanricadir. I.Ö.216 yillarindan sonra ,Romayi kasip kavuran Hanibal adli kartacali kumandanin gücünden yilanlar, bu ana tanricanin Roma’ya gelmesini istediler. Bergama kirali I. Attalus’a basvurup, Kübele’nin Bati ya gitmesini sagladilar.
Kübele, Arap diline „kible“ olarak gecmistir. Arap dilinde bunun baska bir karsiligi yoktur. Nitekim Ka'be inanci da Kübele masalina tipatip uygun gelmektedir. Gökten inmistir, kara tastir. Alti kiyilidir.
Bir cok Anadolu inanclari islam dinine Anadolu'dan girmistir. Önce Yahudilige ordan da islama gecmis olan bircok eski inanc kaynaklarinin cogunun kökeni Anadoludur. Yani, oya boyalanmis, dolanip cevrilip baska bir kilikla tekrar Anadolu da satisa cikarilmistir. O oyanin boyasi cilasi kazininca gercek köken ortaya cikmaktadir. Iste bu yüzden Anadolu’da yasayan halklar islam inancina gönüllü olarak girmemistir. Cünkü ortaya konulan veriler tanidik olan kavramlarin bir baska veryasyonudur.
Kuranda bulunan bircok Latince, Grekce sözler, Habesce deyimler, eski Misirca, Akadca, Sümerce deyisler, islam dininin yalniz Arap düsüncesinin bir ürünü olmadigini acikca göstermektedir. Nitekim tanri anlamina gelen “Allah “ sözü bile islam dinine bir Ibrani putu olan “Eloah” sözünden gecmistir.
Kible kiliginda yeniden Anadoluya dönen Kübele Anadolu siirinde caglar boyu yasamistir. Alevi Bektasi deyim ve yazinlarinda özellikle vurgulanarak inadina insan merkezli kullanilmistir.Tasavvufda sevgilinin bulundugu yön, sevgilinin yüzü anlamlarinda kullanilirken, ayni anda inanc merkezli olarak eski Kübele'nin degisiklige ugramadigi görülmektedir.
Kaygusuz Abdal
Dost senin yüzünden özge ben Kible-i can bilmezem
Pirin hüsnünü severim ben gayri iman bilmezem
Bana derler ki şeytanin senin yolun azdirir.
Ben su Zerrak (düzenbaz) softalardan gayri seytan bilmezem
Kaygusuz Abdal yukaridaki dörtlükte kiblenin yönünün dostun cemali oldugunu, softalarin kiblesi olan kabe istikametine iman edemeyecegini bildirirken.herseye ragmen onun yolunu seytan azdirmis diyenlerede asil düzenbaz seytanin softalarin kendisi oldugunu belirtmektedir. Kibleyi insan kaynakli inanc ögesi olarak sevdigi pir’in yüzünde bulabilecegini vurgulamaktadir.
Islam merkezli yazin sekillerinde ise kibleye yüklenen kavram kabe yönü ne dogru yapilan secde ve yön merkezli olarak siir de kendisini göstermektedir.
16. yüzyilda yasayan Baki bir gazelinde söyle söylemektedir.
Tabundur Ka’be-i ulya-yi ashab-i vefa kiblem
Kapundur mescid-i aksa-yi erbab-i safa kiblem
Kabe yönünde kullanilan istikamet anlamindan baska hic birsey degildir. Bu sözün Arapcada pek yüce bir anlami olmadigi sadece yön belirtmekte kullanildigi anlasilmaktadir.
15. yüzyilda yasamis olan Necati Beg de farkli bir anlamda kullanmamaktadir.
Isigünden yüzüm dönerse dönsün bir yana kiblem
Kapina dogru geldüm ben senün a Ka’bem a kiblem
Koyup Ka’be kapun hasa dil itmez gayriya secde
Oluptur gerci her yirde namaz itmez reva kiblem
Senün pasmagun irdügü yire irmez benüm basum
Ko bari ideyin secde iraklardan sana kiblem
Kübele burada bir yön bir tapinma eyleminde yüzün döndürüldügü yer anlamina gelmektedir.
Ka’benin bir yönelme yeri oldugu dile getirilirken kible olarak karsimiza cikmaktadir.
Oysaki „Dost senin yüzünden özge ben kible-i can bilmezem „ derken Kaygusuz Abdal insan yüzünde tanrisal inancin dile getirilisini yazmistir. Kübele inancina daha yakindir.Bu söylenis Ka’be de de bulunan ilk putlarin birer insan biciminde olusu, Kübele’nin memelerinden bolluk dökülen kadin olarak gösterilisi evrene bolluk yagdirisi,bütün yüzlerin ona dönük olusu, kiblenin nereden geldigini acik acik göstermektedir. Arabistan da bulunan ilk put’lar insandi. En büyük putlardan biri olan „Eloah“ da gene insan bicimli bir puttu. Bas tanri idi. Iste ka’be de Muhammed’in kiramadigi veya birilerine göre kirmak istemedigi tek put budur.
Bir takim gecmise yumuk gözlerle bagli kimseler bu sözün Arapca "ilk, en önce, baslangicta olan" anlamlarina gelen "Kabl" sözünden geldigini ileri sürmüsse de inandirici örnek verememistir.Arap dilinde buna benzer bir baska türetim daha yoktur. Arap dilinde "Kabl" sözünden Kübele dogmaz..
Anadolu'daki Kübele, Kybele degismemistir.Alevi inanacinda "dost senin yüzünden özge ben kible-i can bilmezem" Kybele'nin alevi inanacinda terk edilmediginin bir ispatidir.Cemlerde cemal cemale ibadet edilisi, kadin erkek birlikte tek can olusu, kadina verilen esitlikci saygi ve sevgi Alevi inancindaki kadinin müzik'ten kopmayisi, Anadolu'nun cesitli yerlerindeki Arkeolojik kazilarda ele gecirilen Kybele heykellerinin saginda ve solundaki kisilerin birinin filüt, digerinin elinde saz olusu ayrica, sazin orta asyadan önce de Anadolu'da var oldugunun ispatidir.
Aleviligi türk islam sentezine göre yorumlama ugrasi verenler Afyon , Gaziantep vb.g. müzelerde inceleme yaparlarsa Kybelenin heykellerini görürler Alevi inancinini arsizca kültür gibi göstermek icin caba sarfedenler tarihi yok sayanlar, yirmi milyon aleviyi yok sayanlar tarihle ve alevilerle yüzlesmelidirler...Bu vurdum duymaz tavirla artik bir yerlere varamayacaklardir..Kybele alevi inancinda hic degismemistir. Bütünlügünü aleviler inanc düzeni icerisinde kurumsallastirarak cemlerde yasata gelmistir.
Tunc devri ile anaerkil toplumdan ataerkil'e geciste bütün bu degerler yozlastirilarak diger tek tanrili dinlerdeki hakimiyet ve üstünlük erkegin eline verilmistir. Tek tanrili dinler birer erkek dinidir.
Anadolu alevi inancindaki kadinin yeri hic tartismasiz diger dinlerle bir degildir. Kybelenin verimliligi, bereketliligi alevi kadininda yasamaktadir yasatilmaktadir.Bunu hic kimse inkar edemez.
Kible Arap dilinden dogsa bile, din cevresi icinde tasidigi nitelikler acisindan Arap inanclari ile aciklanamaz.
Bütün tanrilarin , insanlarin ona yüzlerini dönmesi, ona yönelmesi, gökten inisi,kara bir tasla yansitilisi,Ka'be nin ilk yillarda bir putlar tapinagi olusu,durumu bütün ciplakligi ile ile ortaya vurmaktadir.
Gel ey benim uzun boylu fidanim
Yüregime bir od düstü yanarim
Kiblem sensin yüzüm sana dönerim
Mihrabimdir kaslarinin arasi..
Pir Sultan Abdal
Frigyada, Pessinus ilinde bulunan Kübele, sonradan bütün degisik adlarla bütün komsu uluslarin inanclari arasina girmistir.Onun adina Grekeler,Kübele,Frigler Kubile, Hititler,Luviler, Kubaba, Lidyalilar Kybebe, Latinler,Cybele, Islamliktan önce Araplar Hubel, Günümüzde Sibel bicimine girerek bir kadin adi olarak yasamaktadir.
8 Mart Dünya kadinlar gününde bütün anatanricalari "Kybeleleri" saygiyla selamliyorum.
Bu dünyanin kuruculari sizlersiniz..Nasilki doga, dogurucudur, üretkendir, besleyicidir , sizlerde bu topraklarin en yüce varliklarisiniz...
Hidir Yergezen
