|
Helen
( Eski Yunan ) Dini

Eski Yunan 'da kaynağınıAnadolu , Girit ve Mezopotomya'dan alan,
tanrıların çoğu doğu kökenli olan çok tanrılı bir din
anlayışı vardı. Yunan dininin oluşmasında destanların önemli
rolü olmuştur. Hatta destanları yazan şairler bu dini şekillendirmişlerdir.
Çünkü Yunan şairleri destanlarla birlikte eski Aka , Dor ve
Anadolu tanrılarının kendi tanrılar dünyasına katmışlar,
Bu tanrıların ad görev ve nüfuz alanlarını belirlemişler bu
tanrıları insan biçiminde düşünüp göstermişlerdir. Buna göre
bir kısmı erkek bir kısmı dişi olan bu tanrılar insanlar
gibi evlenen yiyip-içen ,çoluk - çocuk sahibi ve iyi - kötü
olan ; ama insanlardan daha güçlü, güzel ve ölümsüz varlıklardı.
Ölümsüzlükleri ise nektar adlı hayat suyunu içiyor olmalarından
geliyordu.
Eski Yunanistan daki devlet örgütlenmesi anlayışı dine de
yansımıştır. Yunan asillerin kralın etrafında toplanması
gibi tanrıların da baş tanrı Zevs ( Zeus) in etrafında
toplanarak Yunanistan'ın en yüksek dağı Olimpos ' da
oturduklarına inanılıyordu. Başta gelen üç büyük tanrı
olan tanrılar kıralı Zevs, denizler tanrısı Poseidon ve yer
altı ve ölüm tanrısı Hades kardeştiler. Baş tanrı Zevs ;
tanrıların ve insanların babası olan gök tanrısı idi. Karısı
Hera ; kadınların koruyucu olan, kadınlara evlenme ve doğum
gibi konularda yardım eden bir tanrıça idi. Güneş tanrısı
Apollon , kasırga, ateş ve savaş tanrısı Ares , rüzgar tanrısı
Artemis , aynı zamanda bu iki baş tanrının çocukları idi. Bu
tanrıların dışında zeka ve savaş tanrıçası Demetir , şarap
ve eğlence tanrısı Diyonisos da önemli tanrılardı. Deniz köpüğünden
olduğuna inanılan güzellik ve aşk tanrıçası Afrodit doğu dünyasından
gelme bir tanrıça idi. Büyük tanrıların dışında bir de
yarı - tanrılar vardı. Şehrin kurucusu ve eski kahramanlara
yarı-tanrı gözüyle bakılırdı. Eski Yunan inanışlarına göre
bunlar; genellikle bir tanrı ile bir insanın çocuğu olarak dünyaya
gelmiş kimselerdi ( Herkül / Herakles , Aşil vb.) ve Yunan
kralları soylarını bu yarı tanrılardan birine bağlamaya önem
verirlerdi.

Eski Yunanlılar tanrılarına kendi
anlayışlarına göre ve istedikleri gibi ibadet ederlerdi. Yunanlılar tanrılarını
memnun etmek ve kötülüklerden korunmak için onlara ibadet ederler , kurban
keserler, istediği yerde ve biçimde bunu yapabilirlerdi. Sadece büyük tanrılar
şerefine belli zamanlarda toplu oyunlar ve şenlikler düzenlenirdi. Bunun dışındaki
en belirgin ibadet şekli saçı saçmak ve kurbandı. Tapınaklar ibadet yeri
değildi ; buralarda sadece tanrı heykelleri ve tanrılarla ilgili kutsal eşyalar
saklanır önünde de dini törenler yapılırdı.
Yunanlılar ayrıca bayramlarda ve dini törenlerinde tanrıları şerefine
araba yarışı ve spor karşılaşmalarıda düzenlerlerdi. Bu yarışmaların
en büyüğü baş tanrı Zevs - Zeus şerefine Olimpos dağı eteklerinde dört
yılda bir düzenlenen ve ilki M.Ö. 776 da yapılan Olimpiyat Oyunları idi.
Altı gün boyunca süren bu dini nitelikli spor yarışlarına çıplak
olarak katılan gençler çeşitli dallarda yarışırlar birinci gelenin başına
bir çelenk konur ve heykelinin yapılmasına izin verilir ve ülkesinde törenlerle
karşılanır ve saygınlık kazanırd
Bu fon üzerinde
gelişen
Eski Yunan Dini'nin Özelliklerini
şöyle sıralamak mümkündür
1 ) Bu
dinde , din adamları sınıfı yoktur. Tanrıların eşyalarına
ve heykellerine bakan rahipler birer devlet memuru olup doğu
toplumlarındaki gibi ayrıcalıklı bir sınıf oluşturmuyorlardı.
2) Bu
dinde bireyin giderek kişiler karşısında da alçalma duygusunu
geliştiren (etek öpme , el bağlama gibi) tanrılar karşısında
alçalma anlayışı yoktur.
3) Bu
dinde soru sormaksızın, tartışmaksızın, akıl yoluyla değil
iman yoluyla inanılan dogmalar yoktur. Doğmaya karşı çıkılamadığı
için düşünce bu noktada sınırlanmaktadır. Dolayısıyla
bilim ve felsefe ile din çatışır. İşte dogmatik din anlayışının
olmaması eski Yunan da bilim ve felsefenin daha kolay gelişmesine
yardımcı olmuştur.
4) Dini
yayma çabası, dini propaganda ve din uğruna fedakarlık yoktur.

5)
kutsal kitabı yoktur. Bu da temel bir çerçevenin olmamasına,
dolayısıyla da dinsel yapıya ilişkin tüm düşüncelere açık
olmasına ve onlardan etkilenmesine yol açmıştır.
6)
Bugün ki anlamda günah kavramı yoktur. Sadece kusur işlemek söz
konusudur.
Eski Yunanistan da tek tanrı / vahdet inancı bazı aydınların
kafasında yer edinip kabul görmekle birlikte halk arasında bu görüş
yayılmadı.Zaman zaman bazı din devrimcileri, yeni inanç biçimleri
(örneğin Hint inancından esinlenen Orfeus gibi ) ortaya attılarsa
da fazla itibar görmemiştir.
|